Anılar İşlenmezse

Anılar İşlenmezse

Bugün yaşadığınız problemlerin geçmişte yaşadığınız bazı anıların işlenmemiş olmasından kaynaklanıyor olabileceğini hiç düşündünüz mü? İşlenmekle kastettiğim... Yaşadıklarımızı ve çevremizdeki tüm uyaranları anlamlandırmak, beynimizin daimi bir görevidir. Bunu yapmaya çalışmadığı tek bir saniye bile yoktur diyebiliriz. Örneğin bir görüşme için ilk kez girdiğiniz bir odanın penceresinin açık olup olmadığı, klimanın ses çıkarıp çıkarmadığı ve bunların NEDEN öyle olduğunu zihnimiz saliseler içerisinde anlamlandırıp kaydeder. Yani hem arka planı hem de odak noktamızdaki her şeyi sürekli olarak anlamlandırmaya çalışan bir zihnimiz var...ve bunu tüm bu bilgileri işleyerek yapar. İşte bazen yaşadığımız şeyler o kadar ani, öngörülemez ve şiddetli olur ki beynimiz bu rutin 'anlam verme' işini yapamaz hale gelir. Sonuç olarak beynimiz o anı işleyemez. Bu da o an yaşanan yoğun duyguların zihnimizde adeta asılı kalmasına sebep olur. Asılı kalmış bu duygular da onları tetikleyen bir şey olduğunda tüm yoğunluklarıyla tekrar ortaya çıkar. Bu sebeple hiç de güvensiz olmayan bir ortamda aşırı kaygılı hissedebilirsiniz, küçük bir espri duyduğumuzda utançla geri çekilebilir ya da ufak bir engellenme yaşadığımızda aşırı öfkeye kapılabilirsiniz. Kendinize bir de bu bakış açısıyla yönelin derim, sizce anlam veremediğiniz bazı duygularınız geçmişinizdeki işlenmemiş anılardan kaynaklanıyor olabilir mi?

Fulya Tezel